Geçen dönem beş ay evde yatalak gibi yatıp durduğumdan dolayı bu dönem pek bi yoğun geldi gözüme. Aslında yoğunluk derken anca 4 ders kapabildik, geri kalan vakitleri sosyalleşmeye ayırdık. Sanki biraz abarttık.

1- Jonglörler topluluğu. Geçen hafta pazar günü tanıştım topluluğun insanlarıyla. Öncesinde evde kendimce yaptığım toplarımla zaten temelimi oluşturmuştum. Jonglör nedir, ne yapar? Jonglör kimse top, laput, sopa, diabolo ve benzeri bi çok şeyi çevirir. Bende onlardan biri olmaya çabalıyorum. Daha çok başında olsam da büyük bir zevkle ve hırsla devam ediyorum. Ne zevkli, ne rahatlatan birşeymiş bişeyler çevirmek. Eğer vaktiniz varsa bi ara uğraşın derim. Çalışmalarda yol gösteren arkadaşta süper, kafa dengi falan. O da mezun olup gidiyo bu dönem. Gitmeden önce bişeyler kapmam şart, öğreneyim. Aslında kendimce çevirdiğim yoyo bile zevkliydi. Jonglörlük adına onu gelişrmeyi önceliğim olarak atadım.


2- Okul rtim kursu başlatmış!? Alla alla bizim okulda bu kadar aktivite, etkinlik olur muymuş ya? Demekki varmış. Gerçi iyiki de var hep başka okulların etkinliklerini görüp ah ederdim. Bizde de böyle bişey yapmaları beni okula az da olsa ısındırıyor. Ona da devam etmek şart.

3- Grup teklifi geldi bugün=) Buna harbi sevindim ama. Uzun zaman sonra tekrar davul başına geçicem. Ve bununla birlikte; Perşembe, cuma, pazar: Jonglörlük eğitimi, salı: Rtim kursu olmakla beraber haftanın dört gününü bu uğraşlara verdikten sonra geriye üç günüm kalıyor. O sıralarda da ders çalışırım(!), müzik işi olur. Güzel olur. Arada bir alkol almayı da ihmal etmemek lazım.

Not: Topluluk çalışmaları sırasında duyup beğendiğim bi grup var paylaşmadan geçemeyeceğim. Abakus. Bi tadına bakın aklınıza gelirse.

Söylemeden geçemem, bugün otostopta kırmızı bi vosvos durdu :) hemde aynı okula gidiyoduk. Okula kadar beraber geldik saolsun muhabbetini de Mualla (vosvosun adı) sını da esirgemedi.


Blogger tarafından desteklenmektedir.